2018 yazında, Kadıköy'ün arka sokaklarındaki 30 metrekarelik bir dükkânda, ikinci el bir kavurma makinesi ve iki kişilik bir ekiple açıldık. İlk ay boyunca günde yirmi fincan satsak seviniyorduk; müşterilerimizin çoğu yol tarifi sormak için giren mahalleliydi.
Sonra bir şey değişti. Kahvesini alıp giden insanlar geri gelmeye, isimlerini öğrendiğimiz misafirler arkadaşlarını getirmeye başladı. Çünkü derdimiz baştan beri aynıydı: çekirdeği tanı, taze kavur, özenle demle. Çekirdeklerimizi aracısız, doğrudan üreticiden alıyor; her hafta küçük partiler hâlinde kendi atölyemizde kavuruyoruz.
Bugün Moda Caddesi'ndeki dükkânımızda aynı özenle çalışıyoruz. Tatlılarımız her sabah kendi mutfağımızda hazırlanıyor, sütümüz her gün taze geliyor, kahvemiz kavrulduktan en geç iki hafta sonra fincanınızda. Gerisi; iyi müzik, bol sohbet ve mahalle sıcaklığı.